Konuşma beyinde başlar ve ses aracılığı ile ifade edilir. Ses, iletişimin duyulabilir hale gelmesinde önemli bir araçtır. Bebekler konuşmaz ancak çeşitli sesler çıkarır. Bunu iletişim amacıyla kullanır. Bebeğin çevreyle ilk zamanlardaki iletişim şekli ağlamadır. İsteklerini, ihtiyaçlarını ağlayarak belirtir.
İnsanların konuşabilmesi birçok organın işbirliğini gerektirir. Ses telleri başta olmak üzere larenks (gırtlak), farenks (yutak), solunum yolları ve akciğer, dil ,damak ve dudak gibi organlarımızın konuşabilmemiz için anatomik (yapısal) ve fonksiyonel (işlevsel) olarak sağlıklı olması gerekir.
Konuşma için gerekli olan çeşitli organların hareketleriyle ilgili komutlar beyinde yüksek işlevi olan merkezlerde hazırlanır ve buradan çıkan uyarılar sinirler aracılığı ile bu organlara iletilerek hareket sağlanır. Beyindeki konuşma işlevi ile ilgili merkezlerin, kasların ve sinirlerin hastalığına ya da bozukluğuna bağlı olarak ortaya çıkan konuşma bozuklukları nedeni NÖROLOJİK MUAYENE ve GEREKLİ LABORATUVAR TESTLERİ ile saptanmaya çalışılır.
Konuşmanın çocuklarda kronolojik gelişimi nasıldır?
Çocukların gelişimsel özellikleri içinde en karmaşık olan ve normallik yaş aralığı en geniş olan dil ve konuşma becerisidir.Gecikmeden söz edebilmek için çocuğun bulunduğu yaş aralığının üst sınırında olmasına rağmen bu beceriyi halen gösteremediğini belirlemek gerekir
Dil ve Konuşma becerisinin sağlıklı gelişebilmesi bazı şartlara bağlıdır.
Bu şartlarda yaşanan sorunlar ve belirtiler aile ve doktor tarafından saptanmalıdır.
İşitme normal olmalıdır. Çevresiyle yeterli iletişim kurmayan ve ses ya da kişilere tepki vermeyen bir bebekte öncelikle işitme doğru değerlendirilmelidir
Konuşmayı sağlayan organların gerek yapısal gerekse işlevsel normalliği gereklidir. Bebeklerde emme, yutma yeterliliği ve salya kontrolü bu anlamda başlangıçta sorun olmadığını gösteren belirtilerdir. Çiğneme becerisindeki yeterlilikte diğer bir önemli göstergedir.
Konuşmanın doğru ve anlaşılabilir gelişmesi için oral-motor yeterliliğinin tam olması gerekir. Örneğin çocuğun yaşına uygun beklentiler sınırında bardaktan suyunu içebilmesi, çiğneme sırasında dil hareketlerinin yeterli haraketliliğini görabilmek önemli ip uçlarıdır.
Zeka veya zihinsel işlev sorunu olan çocukların dil ve konuşma gelişimi gecikir.
|